Provokasyona gelmemek için sosyal medya ölçüsü
Bazı günlerde provokatif paylaşımlar sosyal medyada dolaşıyor. Tek maksadı karşısında gördüğü tarafı tahrik etmek olan şeylere prim vermemek lazım. Modern bir dünyada yaşıyoruz ve herkese saygılı olmak zorundayız. Kimseye peşin hükümle yaklaşmamalıyız. Çünkü çoğu insan bildiği için değil sosyal çevresi ve kaygıları istikametinde hareket ediyor. Tahkik etmeden, muhakemesiz, dış görünüşe aldanıyor. Peşinhükümlerimiz de böyle aldanmış kimselerle şiddetli ve şuurlu kimseleri biribirine karıştırıyor. Zannediyoruz ki bu kişi filan kimse gibi koyu ve sert biri. Halbuki alakası yok, sadece aldanmış ve konsepte göre davranan biri.
Paylaştığınız bir resim veya slogan sizi bir başka kişiden daha aydın yapmaz. Bir dini yazıyı kopyalayıp yapıştırmak onu paylaşanın daha alim olduğunu göstermemesi ya da bir kitabı pdf olarak paylaşmanın, arşivlemenin bu kitabın okuduğu manasına gelmemesi gibi. Dijital dünyada çoğu kimse birbirinden aşırarak fenomenlik peşinde. O yüzden sizin hassasiyetleriniz üzerinden birilerinin tatmin olmasına müsaade etmeyin. Tıpkı gerçek hayatta böyle şeylere müsaade etmediğiniz gibi... İnsan zihninin ve kalbinin aydınlığı yaptıklarından anlaşılır. Hoyratça davranışlar, bağırıp çağırmak, slogan atmak, bir başkasının hassasiyetlerini rencide edici davranmak... Bunlar militanlık ve yobazlık alametleridir. Kim, hangi fikre mensup olan yaparsa yapsın. Sosyal medya faydalı bilgi paylaşma, insanlarla irtibat kurma ve eğlence vasıtası olursa güzel. Bunun da belli bir dozu vardır. Fazlası zamanın katilidir.
Onun için kaliteli, güvenilir insanları takip edenle şekle, görüntülere, sloganlara, kopyala-yapıştır tekrarlara aldanan aynı olur mu? Bu ikisi arasındaki farkı illaki anlarsınız. Mânâ ve icraat mühimdir. Kaliteli bulduğunuz sayfa ve profiller nefret dili kullanıyor ve işin içine daima politika katıyorlarsa da uzak durmalıdır. Çünkü yapılan araştırmalara göre bu tarz sayfalar insanda doğrudan psikolojik problemlere sebep oluyor. Kaygı, ümitsizlik, nefretten paranoya ve narsisizme kadar. Ne kadar faydalı olursa olsun, sosyal medyada belli bir süreyi aştığınızda (bu kişiye göre değişir, ortalama 45 dk'da fazla), odaklanma ve konsantrasyon problemlerine yola açıyor ve zararlı oluyor. Sosyal medyanız varsa da mutlaka bildirimlerini kapatmalı. Her zaman da gerçek hayatı doldurmanın peşinde olmalıdır.
Birbirini tekrar eden ve hep aynı dairenin içinde dönen sayfa ve kişiler, dar bir dünyada yaşamaktadırlar. Böyle kimseler kendi egolarını tatmin ediyor. Sizi de bu fasid daireye almalarına ve ideolojik haz yaşamalarına müsaade etmeyin. Eğer gerçekten o dijital dünyada vakit geçirecekseniz, farklılıklara açık olmak ve tahammül etmeyi bilmek gerekir. Yok eğer buna uygun yapısı olmayan varsa buradan uzak durmak onun için daha faydalıdır.
Mühim olan kendi dünyamızı imar etmektir. Siz farkında olmasanız bile herkes sizin gibi düşünmüyor, yaşamıyor. Herkesin sosyal çevresi, hayata bakışı sizinle aynı olmaz. Belli ortak paydaları paylaşmanız, her şeyinizin aynı, benzer olması demek değildir. Eğer insanları böyle ya simsiyah ya bembeyaz olmalıdır mantığıyla düşünürseniz bu hayatınızda daima derin yaralar açacaktır. Gördüğünüz farklılıkların sizde oluşturacağı şaşkınlık derecesinde gıybet, dedikodu, laf taşıma, münakaşa gibi fitneye, bölücülüğe, kavga ve nefrete sebep olan hastalıklar zuhur eder.
Yorumlar
Yorum Gönder